Karadenizin En Güzel Sahiline Sahip Olan Şehir ; Ordu

Leave a comment

ordu

Yeşilin maviyle birleştiği yer olan Karadeniz, sahilini kullanma konusunda belki bir Akdeniz yada Ege kadar şanslı olamasa da Ordu bu tezi yıkmıştır.

aykuttt

Karadeniz turu yaparken sahil şeridince karanlık olan yol bir anda ışıl ışıl ve rengarenk bir manzarayla Ordu’ yu karşımıza çıkartır.

ordu_boztepe

Özellikle Ünye ve Fatsa ilçelerinin sahili göz kamaştırırken, manzarayı yukarıdan izlemek isteyenler için Boztepe ayrı bir güzellikle sizleri beklemektedir.

Ordu-Giresun-Havaalanı-havadan

Ordu-Giresun hattına yapılan devasa havaalanı ile Avruparada bir ilk olmaya hazırlanıyor.

1016124_10151636492011897_2010686610_n

Orduya uğrandığında mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir ULUGÖL (Gölköy)

orduda_findik_hirsizligi_h205891

Fındık sektöründe de son yıllarda iddealı olarak devam eden Ordu’ ya geldiğinizde, Boztepe’ ye çıkıp çayınızı yudumlarken manzarayı izleyebilirsiniz.

Dünyanın en büyük kapalı plajı!

Leave a comment

fft20_mf4106730

Dünyanın ilk ve tek kapalı kumsalını Tokyo’nun güneyinde bulunan Kyushu Adası’nda görebilirsiniz.

fft20_mf4106733

Japonya’daki Ocean Dome, Guiness Rekorlar Kitabı’na adını “Dünyanın en büyük kapalı plajı” olarak yazdırmış.

fft20_mf4106729

Ocean Dome’un alev püskürten bir volkanı, açılıp kapanan tavanı, beyaz kumları ve sörf yapılabilecek dalgaları bulunuyor.

fft20_mf4106728

Sıcaklık, nem ve rüzgar her zaman kontrol altında tutuluyor.

fft20_mf4106727

Bu sayede kendinizi gerçekten deniz kenarında hissediyorsunuz.

fft20_mf4106726

Ocean Dome’daki yapay volkan her saat başı lav püskürtüyor.

fft20_mf4106725

300 metre uzunluk ve 100 metre genişliğe sahip bu plajın yapay olduğuna inanmak çok zor.

fft20_mf4106724

Plajda su sıcaklığı yıl boyunca 30 dereceye sabitlenmiş.

fft20_mf4106718

Havanın ve güneş ışınlarının durumuna göre açılıp kapanabilen tavan muhteşem bir deneyim sunuyor.

Taşlaşmış Şehir; Pompei Şehri

Leave a comment

İtalya’da Pompei şehrinin tüm halkı günümüzden 1929 yıl önce taş kesilerek öldü… Vezüv yanardağı hepsinin üzerini lavla örtmüştü… Şehir haritadan silindi…

Tarih 23 Ağustos 79… Pompei’de Roma İmparatorluğu hüküm sürmekte… İmparatorluğun başında ise Caligula var… Tarihin gördüğü en gaddar ve en sapık hükümdarlarından biri…

Şehrin “edepsizliğe” düşkünlüğü nedeniyle tarihten silindiğine inanç çok büyüktür. Hatta bazılarına göre Pompei de, Sodom ve Gomore gibi Allah tarafından cezalandırılan şehirlerden biridir.

İmparator Caligula zaten kendi kızkardeşine aşık olarak en büyük günahı işliyordu. Halkın ise ondan geri kalır yanı yoktu. Bir ticaret şehri olan Pompei’nin dört bir yanı genelevlerle çevriliydi.

Ayrıca eşlik de normal karşılanıyordu.

Nüfusun yüzde 60’ı asil halktan, yüzde 40’ı köleden oluşuyordu. Asiller müthiş bir zenginlik içindeydi. Rivayete göre önce yemek yer, daha sonra yediklerini kaz tüylerini kullanıp kusarlardı. Nedeni ise daha fazla yemek yiyebilmek, yemek zevkinden sonuna kadar faydalanmaktı…

Felaket günü şehirde normal hayat devam ediyordu. O gün hava her günkünden biraz daha boğucuydu… Üstelik çok hafif de bir deprem olmuş, ama önemsememişlerdi.

Biraz sonra kül yağmuru başladı. İnsanlar önce umursamadı. Belli ki yaşlı Vezüv daha önce de böyle faaliyetlerde bulunmuştu… Ama bu seferki geçmedi, bitmedi…

 

46_d

Paniğe kapılanların bazıları limana doğru koşmaya başladı, bir kısmı ise kendini evine kapadı…

33_d

Limana doğru koşanları kötü bir sürpriz bekliyordu… Deniz kabarmıştı, azgın dalgalar gemileri lavlara doğru atıyordu. Zaten gökten de iri kum taneleri şeklinde kızgın taşlar yağmaya başlamıştı…

25_d

Evlerine sığınanlar ise, yoğun kükürt dumanından boğulmamak için kendilerini dışarı atmakta, bu defa da üzerlerine yağan taşlarla helak olmaktaydılar…

28_d

İlk kayıplar yere düşen gaz yüklü siyah taşların patlamasıyla verildi. Gökyüzü kararmıştı, göz gözü görmüyordu.

20_d

Tüm şehrin yok olması birkaç saat sürdü. Korkunç felaketten kimse kurtulamadı. 18 kilometrelik bir alan içerisindeki Pompei lavlar altında kalmıştı.

Pompei’nin 16 bin kişilik nüfusunun büyük bir bölümü taş olmuştu. Vezüv öylesine kuvvetli püskürmüştü ki, kül bulutları, felaketi haber verircesine Anadolu, Suriye hatta Mısır’a kadar uçuşmuştu…

Lavlar Pompei ve komşu şehirleri öylesine aniden yok etmiş ve taş kesmişti ki; bugün o insanların günlük yaşayışlarını, yeni kurulmuş bir film seti gibi görebilmekteyiz.

Ocaktan indirilmemiş bir domuz, fırından çıkarılamamış ekmekler, sırtlarındaki mücevher çuvalıyla sokak kapısını açmaya çalışırken yığılıveren kadın ve erkekler…

Kiminin başı ellerinin arasında, kimi çocuğuyla kaçma derdinde…

Bir yanda, şehir kapısı önünde üst üste yığılmış cesetler… Öte yanda, bir zengin evinde cenaze şölenine katılan ve yerlerinden kalkmaya bile fırsat bulamadan ölen insanlar…

37_d

İsis tapınağı, tiyatro… Hepsinin de yaşadıkları son anları dondurulmuş bir şekilde duruyor. Yazıcı dükkânındaki balmumu tabletler, kitaplıktaki papirüs tomarları, hamamlarda kaşağılar, meyhane tezgâhlarında kadehler ve son müşterilerin bıraktıkları paralar…

43_d

Ev ve dükkân kapılarında sahiplerinin isimleri, umumi tuvaletlerdeki pislik bulaşıkları bile aynen duruyor.

38_d

Tüm zenginlikler, makamlar, güzelliklerle birlikte Pompei’nin insanları taş oldu. O insanlar bugün İtalya’da açık hava müzesinde görülebilir…

Jeologlara göre halkın ölüm sebebi kükürt gazı. Taşa dönmelerinin sebebi ise yanardığın püskürttüğü volkanik tozun sertleşmesi… Bu lavlar kalıp oluşturmuş, zamanla içerdeki vücut çürümüş fakat kalıp aynı kalmıştır..

34_d

İtalya’nın Nefes Kesen ManzaraSI; Garda Gölü

Leave a comment

İtalya’nın en büyük gölü Garda (Lago di Garda) Verona’ya 30, Milano’ya 100 ve Venedik’e 130 km uzaklıkta,

 

 

 

 
İtalya seyahatinizi planlarken bu güzel çevreye ayıracak en az bir gününüz olsun. Her türlü ulaşım imkanına sahip Garda Gölü, İngiliz seyahatacentelerinin haftasonu turlarına girdi bile.

 

Renklerle dolu muhteşem bir doğal manzaranın yanı sıra Akdeniz ikliminin sunduğu her türlü güzelliği bulacağınız Garda gölü civarında zeytinyağı ürünleri ve yörenin nefis İtalyan şaraplarıziyaretçilerin favorisi.

 

 

NE YAPILIR?

Göl kenarında yerleşik pastel renkli kasabalar arasında zigzaglar çizerek dolşan tekne turlarına katılabilirsiniz.

Gestione Navigazione Laghi’nin teknelerinde bir gün boyunca geçerli bilet ücreti 25 Euro

Tel: 0039 030 914 9511 http://www.navigazionelaghi.it

Gölün kuzeydoğusunda Malcesine kasabasının evlerindeki hoş mimariye dikkat. Baldo tepesine teleferikle çıkarak nefes kesen panoramanın tadını çıkarın.

Gölün güney ucundaki Sirmione, gölün içine doğru uzanan incecik bir yarımada. Rüzgar sörfü yapmak için çok iyi bir seçenek.

Eğer gözlerinizi gölün masmavi sularından alabilirseniz Valpolicella bölgesinin bağları ve şarapları sizi bekliyor.

 

NEREDE KALINIR?

Art-nouveau klasik tarzdaki Villa Feltrinelli bölgedeki en lüks otel
Tel: 0039 0365 79 800 http://www.villafeltrinelli.it

Yakınlarda aile işletmesi bir otel de Villa Giulia
Tel: 0039 0365 71022 http://www.villagiulia.it

Malcesine’de Hotel Castello, göl kenarında manzaralı ve bütçeye uygun bir seçenek
Tel: 0039 0457 400 233 http://www.h-c.it

lago-di-garda-funivia-malcesine

NEREDE YENİR?

Gargnano’nun bir ara sokağındaki La Tortuga ev yapımı makarna seçneklerinin yanı sıra‘lavarello’suyla meşhur. Laverello, biber ve küçük domateslerle servis edilen bir göl balığı. Mekan biraz küçük ama 30 Euro gibi bir fiyata doyabilirsiniz.
Tel: 0039 036 571251

Malcesine’deki Vecchia Malcesine çok zengin Akdeniz yemekleri menüsü sunuyor. Tel: 0039 045 740 0469

Daha ucuz ve basit bir şeyler için Garda’daki Pino Due yiyebileceğiniz en taze balıkları sunuyor. İki kap yemek ve şarap dahil 20 Euro gibi bir fiyat buradaki standart hakkında bir fikir verebilir.

NASIL GİDİLİR?

Brescia veya Verona’ya uçak veya trenle ulaştıktan sonra 3 günlüğüne otomobil kiralayabilirsiniz. Kalacağınız otel de size Brescia veya Verona’dan özel ulaşım veya otobüsle transfer imkanı sunabiliyor.

Dünyanın En Görkemli Şelalesi; Victoria Şelalesi

Leave a comment

Victoria Şelaleleri veya Mosi-oa-Tunya dünyanın en görkemli şelalelerindendir. Zambezi Nehrinin üzerinde, Zambiya ve Zimbabve sınırları arasında, bulunur. Şelaleler yaklaşık olarak 1,7 km genişliğinde ve 128 m yüksekliğindedirler.

 

 

 

 

İskoç kâşif David Livingstone şelaleleri 1855’te ziyaret etmiş ve Kraliçe Victoria’nın anısına Victoria Şelaleleri ismini vermiştir. Bununla birlikte şelale zaten yöresel olarak Mosi-oa-Tunya yani “gürleyen duman” diye anılmaktaydı.Şelaleler iki milli parkın parçasıdırlar, Zambiya’dakiMosi-oa-Tunya Milli Parkı ve Zimbabve’deki Victoria Şelaleleri Milli Parkı. Şelaleler Güney Afrika’nın en önemli turist çeken noktalarından biridir. Aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Alanıdır.Dünyanın yedi harikasından biridir.

 

 

Kuzey Amerika’daki Niagara Şelaleleri’nden daha geniş olan Victoria Şelaleleri sadece Güney Amerika’nın Iguaçu Şelaleleri ile karşılaştırılabilir. Iguaçu 270’den fazla (görece) ‘küçük’ şelaleye bölünmüşken Victoria dünyadaki en büyük, 100 metreden yüksek ve 1,5 km’den geniş, tek su yatağından, dökülmektedir.

 

 

 

 

Victoria Şelalesi’nin üzerinde ise hiç kaybolmayan 1 gökkuşağı vardır.

 

 

 

 

 

TATİLİN DEĞERİNİ BİLMEK İSTEYENLERE; ANTALYA-KAŞ

Leave a comment

Kaş’ın etrafında adı bilinen Istlada, Apollonia, İsinda, Kyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen birçok harabe yeri vardır. Bunlar irili ufaklı antik yerleşimlerdir. Örneğin Tüse Köyü’nün yakınındaki alçak bir tepe üzerinde Tysse adında küçük bir yerleşme bulunur.

Kaş halkı geçimini yaz aylarında turizm amaçlı pansiyon, otel, ve motel işletmeciliği yaparak sağlamaktadır. İlçe halkının çoğunun yayla köylerinde toprakları mevcuttur. Ova ve yaylalarda yurdumuzun önemli yaş sebze, meyve ve çiçek üretimi yapılmaktadır. Kış aylarında da üretim seralarda yapılarak içte ve dışta pazarlanmaktadır. Yine yüksek ve dağlık yerlerde elma üretiminde önemli bir tarım girdisidir. Aynı zamanda balıkçılık da önde gelen geçim kaynaklarındandır.

Avusturya’daki Yeşil Göl (Tragoess Lake)

Leave a comment

Tragoess’teki Yeşil Göl, tepesi karlarla kaplı Hochschwab dağlarının eteklerinde bulunuyor. Dondurucu kış aylarında neredeyse tamamen kuru olan bölge bir park olarak kullanıyor ve yürüyüşçülerin gözde mekanlarından biri oluyor.

 

Ancak  sıcaklıklar yükselmeye başladığında, dağın üst bölgelerindeki buz ve karlar erimeye ve aşağı havzaya akmaya başlıyor. Park buz gibi kar sularıyla doluyor ve zümrüt yeşili muhteşem bir göl ortaya çıkıyor.

Su seviyesi kışın bir iki metreyken, baharda ve yazın ilk zamanlarında 10 metreye kadar ulaşıyor.

 

En yüksek seviyeyi ise haziranda buluyor ve sular temmuz sonunda çekilene dek bu nadir doğa olayını yakından görmek isteyenr dalgıçlar için eşsiz bir mekana dönüşüyor.

 

y

Older Entries Newer Entries